Yaz mevsiminin gelmesi ile yine bendeki gezme dürtüleri kuvvetli bir şekilde belirmeye başladı. Honda Varadero motosikletimin satılmasından sonra uzun zaman büyük hacimli bir motor da sürmemenin yan etkileri ile yeni motor arayışlarına girmiş bulunmaktayken yakın bir arkadaşlarımın da fikir desteği ve test sürüşü ile Yamaha Tracer’de karar kılmış bulunmaktayım.

Motosiklet bayilerini araştırıp hangisinden alsam diye bakınırken eyüp’te bulunan kardeşler yamaha tercihim oldu ve aynı gün teslim alıp otoparka çektim.

Yola çıkma tutkusu ile aksesuar işlerini de  gp kompozitten halledip yavaş yavaş yol için hazır hale gelmiş bulunmaktaydım artık.

Rota planını ilk önce motorun sıfır olması nedeniyle rodajı sağlıklı yapmak için  Edirne tarafına doğru belirledim. Gideceğim yerde çok sevdiğim 2 abi (İlhami Başpınar ve Erkan Kandemir) beni bekliyor olacaklardı. Enduroo bir motordan sonra naked motor umarım beni zorlamaz.

Rota: Trakya – Yunanistan – Marmara – Ege – Akdeniz – İç Anadolu – Güneydoğu – Doğu Anadolu – Gürcistan – Karadeniz. olarak planlanıp Kırklareli beğendik’e kamp atmak için yola çıktım malum motor rodajda olduğu için de yavaş gitmek zorunda kaldım.  Beğendike gelip kamp kurduktan sonra akşam karanlığında ortamın güzelliğini farkedememiş olmalıyım ki sabah müthiş bir dalga sesiyle uyanıp günaydın dercesine denize doğru koştum. :))

Bu arada beğendik inanılmaz güzel bir yer. Bulgaristan sınırında Kırklareli merkeze 12o  km mesafede demirköye de 40 km mesafede bir köy. Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki en baktı köşesi diyebiliriz. 3 km sahili ile dümdüz alan sahip ve tertemiz doğası ile kendinizi huzurun kollarına atacağınız bir mekan.

Uzun gecenin ardından dalgalı ve bir sahilde sabah kahvaltısını ağaçtan bir masa üzerinde yapıp longozlara doğru yola çıktık

Tracer 700 longoz ormanları için pek ideal değilmiş onu anlamamda bana baya yardımcı oldu orman :))

Bataklık nedeniyle fazla dolaşamadan ve bir sonraki geziye daha uygun motorlarla gelmek için gezerek devam ettik.

Yolun kalan kısmını tek başına gitmeye karar verir yollarımız ayırarak 1 gece daha Kırklar elince arkadaşta kalmalı Edirne’ye doğru devam ettim. Edirne merkezde biraz gezip ünlü mimarisi ile sınırın diğer tarafından dahi gözüken Selimiye camiini ziyaret edip meriç nehrine doğru ilerledim.

Meriç

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on


Meriç nehir üzerinden geçerken manzara karşısında durmamak elde değil.

Greece.:)

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Bu arada sınıra kadar gelmişken Yunana geçmemek olmazdı ama motosikletin sigortası yok diye almadılar bende motoru sınır kapısında bırakıp yürüyerek geçtim :)) Yunan tarafında biraz dolaştıktan sonra yunan polisi çıkmama müsade etmedi bende motoru dışarıda bıraktım geçmem lazım derken başladı bir tartışma :))  en sonunda polis pes etti ve geç komşii diye yolu açtı :))

Yürüyerek sınır geçme beni pek sarmamış olacak ki hemen dönüp motorun rodajını tamamlayıp istanbul’un yolunu tuttum ve bakımlar sonra güzel yurdumu dolaşmaya karar verdim.


Sabah erkenden Bilecik üzerinden Eskişehir’e frig vadisine geçtim.

Eskişehir üzerinden dolaşa dolaşa en sonunda frig vadisine ulaştım ama hava karardığı için çadır için yer aramaya koyulup tarih kokan mekanda tek başıma kalmanın keyfiyle ve yorgun olmanın da etkisiyle hemen uyudum. Bir ara gece inanılmaz bir rüzgar esti, çadırı kökünden sökecek diye baya korktum 🙂

Tek basina dağda bir yer.

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Köy ortamını her zaman sevmişimdir 😆😎

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on


Yol üzerinde köpeklerden geçemediğim zamanlarda oturup öylece bakıştık 🙂

Yolun sahabı 😎

Ünal Kılıç paylaştı: 2 Mart 2017 Perşembe

Etrafı dolaşarak fazlada vakit kaybetmeden yola devam ettim
Gerdekkaya mezar anıtı.
Çukurca Köyü’nün 500 m. güneybatısında bulunan bir mezar anıtıdır. Dor stili tapınak cephesi taklit edilerek oyulmuş bu mezar anıtında, içerlek iki kapı ile ölü odasına girilmektedir. Alınlığın üstündeki kaya çıkıntısı üzerinde, başsız bir aslan figürü de görülmektedir. Hellenistik ve Roma dönemlerinde kullanılmıştır.

.
« 1 arasında 2 »

 

Frig vadisi sonrası dolaşa dolaşa Afyon üzerine doğru sürdüm. Şehir merkezleri beni pek etkilemiyor olacak ki fazla kalamıyorum ve biraz dolaştıktan sonra tekrardan yola devam ettim.

Afyon

Bu sefer geze geze Burdur Salda gölüne gitmeye karar verdim. Salda benim için gidilmesi gerekenler listesinde gerçekten en baş sıralarda.

Küçük bir tavsiye salda gölüne gidecekseniz eğer kimsenin olmadığı zamanları seçin, yerel halkın ve kardeşlerimin söylediğine göre yaz aylarında çadır kuracak yer bulmak neredeyse imkansız. Ben gittiğimde tek başıma kalarak keyif yaptım 🙂

Hava soğuk mevsim karlı, tek başına devam. #saldagölü

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Şu ana kadar gezdiğim yerler içinde en güzel olanlar listesini başı çeken diyebilirim. Bembeyaz mars kumu ve masmavi suyu ile Burdur Salda Gölü. Kış ayında dahi suya girilebilen tertemiz bir yer. Türkiye’nin maldivleri diye neden dediklerini daha iyi anlamış oldum. Mutlaka ama mutlaka görmeniz gerekenler listesine ekleyin. Son zamanlarda yapılan santral olayından dolayı Salda gölünü besleyen akarsulara kurutulmuş, umarım yok olmaz.

Salda

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Salda gölünde bir gece tek başıma kamp yaptıktan sonra ayrılmak zor olsa ada Antalya tarafında doğru devam ettim. Yol üzerinde gördüğüm antik tiyatrolar her zaman ilgimi çekmiştir, merkeze inmeden önce Termessos antik kentine uğramak iyi olur.

Aklınızda bulunsun, bu tarz yerler girmek için müze kartınızın olması gerek ya da benim gibi maksimum kredi kartı sahibi olmanız lazım. Maksimum kart aynı zamanda müze kart yerine geçmektedir, okutup geçebilirsiniz,bazı yerlerde gösterip de geçebilirsiniz.

Termessos antik kentinden sonra yakın mesafede bulunan Karain mağarasına devam ettim. Karain mağarasına çıkan merdivenler yanlış hatırlamıyorsam 1479 merdiven vardı, bu sıcakta sırtımda operasyon çantası gibi dolu malzemelerle ve termal kıyafetle tırmandım 🙂 içerisi büyüleyici ama bence küçük bir mağara.

Karain Mağarası, Türkiye’nin en büyük doğal mağaralarından biridir. Denizden yüksekliği 430-450 metredir. Antalya’nın 30 km kuzeybatısında eski Antalya-Burdur kara yoluna 5–6 km uzaklıkta bulunan Yağca mahallesi sınırları içinde bulunur.

Antik kent ve Karain mağarasını dolaştıktan sonra yeni yapılan enfes asfalt yoldan dağları delercesine ilerleyip Antalya merkeze ulaştım.Belek’te Adil Sevimliler abi sağolsun evini bana açtı ve gece burada kaldım. Aslında güzel fotolar çekmiştim ama tel bozulunca elimde belek’le ilgili resim bulamadım. Adil abi ve Yusuf kardeşime her şey için teşekkür ederim.

Belek’ten sonra devam edip başka dostlarıma da uğrayarak ilerledim. Mücahit abi sağolsun elimi cebime atmadan kalacak yerime kadar ayarlayıp karnımı doyurup bir gece misafir etti.

Sabahında Mersin’e doğru sürmeye orada bulundan diğer bir arkadaşım şevket’te kalacaktım. Antalya Anamur yolundan sürmeye karar verdim ama hayatımın hatasını yaptım diyebilirim 🙂

Haritada kısa gibi gözükse de bol virajlı yılan gibi kıvrımlı yolda Mersine akşam 23:00 da varabildim.

#kızkalesi

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Mersin’i bol bol gezdikten sonra,Adana,Niğde,Nevşehir,Kahramanmaraş, oradan Gaziantep, Şanlı Urfa rotasını takip ettim. Aslında rotam Güneydoğu üzerinden kıyıdan Karadeniz’e kadar gitmek oradan da Gürcistan’a geçmekti. Antepte ne yazık ki gıda zehirlenmesi yaşadığım için Urfayı gezip acilen Akdeniz üzerinden,Ege kıyısından tekrardan eve dönüş yaptım. Bu rotayı daha sonra daha ayrıntılı yapmak için şimdilik bekletiyorum.

#Bodrum

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Bodrum sokakları.

A post shared by Seyr-i Gezgin (@seyri_gezgin) on

Kapadokya resimlerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here