Ana Sayfa Genel Motosiklet Kültürü

Motosiklet Kültürü

0
252

Büyük cc motosiklet aşkımız ne zaman son bulacak. Bununla ilgili ufak bir yazı yazdım sizler için buyurun.

Motosiklet hayatıma ilk başladığım yıllarda içimdeki sevincin heyecanın tarifi anlatılmazdı. Sokaktan geçen motorların seslerinden hangi marka kaç cc olduğuna kadar tanırdım. Evin duvarı kitaplarımın arası, bilgisayarımın ekranına kadar motosiklet resimleri ile dolup taşardı. İnsanoğlu beşer ya hani hep daha iyisini hayal eder onu isterdi, ilk zamanlar 150 cc bir motorum olsa yeter derdim, sonrasında keşke 250 olsa,500 olsa , 600 olsa vs  diye devam etti.

Motosikletlerimle yaptığım gezilerde yolda karşılaştığım yabancı motorcularda dikkatimi çeken bir çoğu eski ya da küçük cc motorlarla Dünya turuna çıkmış olmalarıydı. Muhabbet ettiğim zamanlarda maddi olarak hiçbir sıkıntı çekmemelerine rağmen her çıkan yeni modeli almak gibi bir gayeleri yoktu. Muhabbet koyulaştığı zamanda bu motosiklet bana yetiyor neden yeni çıkanını alim ki diye devam ederlerdi, hatta bir keresinde Alman vatandaşı bir motorcunun 50 km içindeki yerlere büyük motosikletimi kullanmıyorum bile, scoter bana yetiyor, işe gidiyorum, bakkala gidiyorum demişti. Büyük motosikletim 50 km altındaki yerlere ısınacak da aşınması azalacakta vs.. diye devam ettiğinde ne diyor bu adam yahu diye şaşırmıştım, şimdilerde çok iyi anlıyorum. Bizim henüz yavaş yavaş edinmeye çalıştığımız motosiklet kültürünü onlar çoktan yerleştirmişti. Adama hak vermiyor değilim, maddi durumu iyi olmasına rağmen eski model saat gibi çalışan motoruyla seyahat edip zevk alırken bizde her yeni modele aşık olma sevdasıyla borç ödeyip gezemiyorduk. ( Bu yazdıklarım herkes için geçerli değil tabi ki, bende bir süre bu saçmalığı yapmıştım)

Ülkemizde ne yazık ki motosiklet sürmek ve ekipman almak lüks tüketime girdiğinden harcamalarımız iki katına çıkıyor, aslında bu kültür denilen olayın gelişmemesine etkenleri sayarsak siyasete kadar bulaşırız. Kültür sadece yolda tanımadığımız bir motorcuya selam vermek değil, yolda kalana yardım etmek de değildir, bunlar zaten hem inancımız hem de insanlığımız gereği yapmamız gerekenler, neyse..

Bu aralar çocuk beklediğim için bende büyük motorumu satıyorum, aslında Africa Twin gibi bir modelle ömürlük devam etmek için almıştım ama satışa koymak zorunda kaldım. Uzun zamandır kullanmıyordum zaten, 150 cc bir motorum var ve onunla gidiyorum her yere hatta ülke sınırlarından bile onunla çıkıyorum, sanırım motosiklet kültürünün etkileri 🙂

Amacım kimsenin hayalini ve zevkini rencide etmek değil ama elimizdekilerle de bazı hayalleri gerçekleştirebilir ve cebimize daha fazla para bırakabiliriz. Bunların en acı örneğini ben yaşadığım için rahatlıkla yazıyorum. Motor borcu ödemekten ötelenmiş hayallere çok maruz kaldım o yüzden yazdım bu yazıyı, şimdilerde küçük motorla yine uzun yol planım var, Karadeniz ve Gürcistan planı için çalışmalar devam ediyor.

Şahsi bir fikir belirtmek istiyorum, şehirler arası, uluslar arası, arazi, doğa ve evden işe gitmek için bende en ideal cc motosiklet 250 veya 300 cc olanıdır, hem hafif hem de tasarruflu bir motor (yakıt durumu belirsizken) ülkemiz için en idealidir.

 

Yolda ol Yoldan çıkma..

Seyr-i Gezgin.

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here